Faydalı Bilgiler


GDO'lu ürünlerle ilgili merak edilenler.

29 Haziran 2015

Deneylerde kısırlaştırdı
1- İddia daha az ilaç kullanılacağı, verim artışı olacağıdır. Gerçek tam tersidir. GDO uygulamaların yüzde 85’i ot öldürücülere (herbisit) karşı bitkilere dayanıklılık kazandırılması ile ilgili. Oysaki GDO’lu bitkilerin üretildiği ülkelerde ilaç kullanımı roket gibi arttı. Arjantin’de glyphosate kullanımı 14 kat arttı. Verim artışı iddiası da doğru değildir. Hindistan’da GDO pamuk dönüm başına 370 kilogram verim vaat etmişti. Ortalama verim 50 kilo oldu.
2- İnsanlarda alerjilere yol açtığı doğrudan izlenmektedir. Hayvan deneyleri çok olumsuzdur.
İskoçya Rowett Enstitüsü’nde GDO’lu patatesle beslenen farelerin tümünün iç organlarında küçülme, bağışıklık sistemlerinde çökme, kan yapılarında bozulma görüldü. Rusya Bilim Akademisi’nde farelerin yavrularının yüzde 55,6’sı doğumdan üç hafta içinde öldü. Avusturya Tarım ve Sağlık Bakanlığı’nın finansmanı ile Viyana Üniversitesinin geçen yıl yaptığı bir çalışmada ise GD gıdalarla beslenen farelerin 34 nesil sonra büyük ölçüde üreme yeteneklerini kaybettikleri belirlendi.
3- GDO Biyoçeşitliliğe tehdit oluşturmaktadır. İngiltere’de 2007 yılında GDO kolzadan yabani akrabası olan yabani hardala gen geçişi ispatlanmıştır. GDO yerli gen kaynaklarını zamanla ortadan kaldıracaktır.
Tehlike sadece insana değil çevreye de yöneliktir. Bir felakete yol açabilir.
4- Yaygın olarak GDO uygulaması olan pamuk, mısır, soya ve kolzada sonuçlar olumsuzdur. Şimdilerde GDO yandaşları hiç gerçekleşmemiş bazı olayları ileri sürerek GDO’ya prestij kazandırmak istemektedirler. Bunlardan biri, A vitamini içermesi nedeniyle dünyanın kurtarıcısı gibi gösterilmek istenilen altın pirinçtir. Halbuki piyasaya henüz sürülmemiştir. Çünkü gen alınan bir nergis türünden zehir gelmiştir. Diğeri de omega 3 içerdiği söylenen soyadır. Bu çeşitte piyasaya sürülmemiştir. Ayrıca omega 3 artışı önce normal ıslah yolları ile yapılmış, daha sonra buna GDO yöntemleri ile herbisit direnci kazandırılmaya çalışılmıştır.
5- Aynı şey değil şüphesiz. Hibrit (melez) 1930’lardan beri uygulanıyor. Aynı tür içinde iki ayrı çeşidin normal ıslah yöntemleri ile tozlaştırılarak tohumların alınmasıdır. Hibrit uygulamalar köylülerin elinde olsaydı iyi sonuçlar verebilirdi. Ancak şirketler elinde endüstriyel tarımı yani kimyasal ilaç ve kimyasal gübre kullanılan tarımı teşvik etmiştir. GDO ve hibrit birbirine karıştırılmamalı.
6- Yönetmelik GDO ürünlerin ithaline kapı açmaktadır. GDO ürünleri insan sağlığı açısından zararlıdır. Bu nedenle yasa bütünü ile yanlıştır.
7- Avrupa’da uygulanan biçimi ile bilmeden GDO kullanan gıda üreticileri için bu uygulama yapılmaktadır. Ancak burada önemli olan bilmeden bunu kullanmaktır. Bizde ise çikolatanın içinde binde dokuz GDO olursa problem olmayacaktır. Ancak bu çikolatadaki soya lesitini tamamen GDO olursa yönetmelik buna dur diyemeyecektir.
8- Kazanan dev şirketler. Bunlar hem tohum hem de tarım ilacı üretiyor. Herbisite dayanıklılık içeren GDO mısır veya pamukta şirketin hem tohumu hem de herbisiti var. İkisini de satar. ABD’de GDO yaygındır. Şirket çıkarları her şeyin üzerinde. Aile tarımı yapan Amerikalı çiftçiler de kaybediyor. Ancak büyük dev işletmelerde tarım yapan şirketler çok az işçi ile çalışmak için insan sağlığı ve çevreyi düşünmeden bu tarıma evet diyorlar. GDO’nun yaygınlaşması çoğu ABD’de bulunan GDO şirketleri nedeniyle ülkeler arasında gelir dağılımının bozulmasına da yol açacaktır.
9- Türkiye’ye GDO’lu ürün çoktandır girmektedir. İthal edilen mısır, soya ve pamuğun hemen hemen tümünün GDO’lu olduğu tahmin ediliyor.
10- Şu anda yaygın uygulama Pamuk, mısır, soya ve kolzadadır. Diğerlerinde olma ihtimali şimdilik çok çok küçüktür.
11- Türkiye bu anlaşmayı imzaladı. Anlaşma ülkelere biyogüvenlik yasası çıkarmalarını öngörüyor.
12- Şimdilik bu yönetmelik tohuma izin vermiyor. Ancak daha önce hazırlanan biyogüvenlik taslağı tohumu da içeriyordu. Hükümet sözcüsü Sayın Çiçek de bunu ifade etmişti. Tahminimiz toplumdan yeterli tepki gelmezse tohumun da serbest bırakılacağıdır.
13- Farelerde nesiller sonra kısırlığa bile yol açmaktadır. İnsanlar için bir tahminde ben bulunamam.
14- Sağlık sorunlarından kaçınmak için bilinçli tüketicilerin işlenmiş ürünlerden kaçmaları olumludur. Yönetmelikte GDO kullanmak istemeyen gıda sanayicilerine “bu ürün GDO içermez” diye etikete yazması hakkı elinden alınmıştır. Aynı mantıkla “domuz eti içermez” yazanlar da yasaklanacak mıdır?